Komutan.NET | İnternetin Komutanı, Güncel Haberler, Eğitim, Sağlık, Wordpress

             Komutan, Güncel Haberler, Tatil, Diziler, Teknoloji ve daha fazlası

"Sağlık" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği hatta yetişkin birer birey haline gelindiğinde oluşabilecek sağlık sorunlarıyla bile ilintili olduğu bilinen bir süreçtir. Bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba ve aile büyükleri önemli birer örnek teşkil etmektedir.

Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır.bu besin grupları süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllardan oluşmaktadır Yapılan fiziksel aktivite göz önünde bulundurularak çocukların günlük beslenme düzeni ayarlanmalıdır. Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta kahvaltı yapma alışkanlığının oluşturulmasıdır. 1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez – bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.

Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat ,protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba – pilav – makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği ,bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir. Büyüme ve gelişme sırasında vücutta meydana gelen bir çok mekanizmada proteinlere önemli görevler düşer.Eğer vücudumuz protein alamazsa vücut hücreleri yenilenemez.Bu durumda büyüme yetersiz kalır.Vücut için temel protein kaynakların yiyeceklerimizden sağlanır.

Proteinler bitkisel ve hayvansal kaynaklar olmak üzere iki kaynaktan elde edilir.Hayvansal kaynaklar yumurta,et,tavuk,balık,deniz ürünleri,süt,yoğurt gibi kaynaklardır.Proteinlerin bitkisel kaynakları ise kurufasuyle,nohut,mercimek gibi kurubaklagiller ve tahıl ürünleridir.Tabii bunların dışında hayatın başlangıcında aldığımız en değerli protein kaynağı anne sütüdür. okumaya devam edin…

Bugüne kadar uğruna birçok kadının hayatı söndü… Kızlık zarını herkes bekâretin simgesi bir damla kan olarak gördü…

Peki tüm bunlar doğru mu? Yoksa kızlık zarı tarih mi oldu?

Sadece ülkemizde değil birçok ülkede kadınların başlıca sorunu olan bekâret, bugüne kadar hep ilk cinsel ilişkiyle gelen kanla simgelendi. Oysa günümüzde bu inanışın doğru olmadığını savunan görüşler var. Cinsel Sağlık Enstitüsü (CİSED) de bu konu hakkında yaptığı son açıklamalarda bekâretin aslında kanla simgelenmesinin yanlış olduğunu ve her şey doğru yapıldığında ilk ilişkide acı, ağrı ve kanama olmadığını açıkladı. CİSED Başkan Yardımcısı Psikolog Gülüm Bacanak, “Ne yazık ki ülkemizde cinsel eğitim yok; kızlarımız ve erkeklerimiz cinsellik konusunda hiçbir şey bilmeden ya da çok sınırlı bilgi ile ilk ilişkiyi yaşıyorlar. Erkekler, biraz daha bilgili ve deneyimli oluyor; ancak artık toplum her şeyi serbestçe yaşıyormuş gibi görünse de, kızların evlilik öncesi cinsel ilişki yaşamalarına hâlâ hoş bakılmıyor. Bir de ilk ilişkinin rahat olmaması gerektiğine dair bir beklenti oluyor; yani kadın acı çekmezse, kan gelmezse bu defa erkek şüpheye kapılıyor. Yani doğal bir dürtü olan cinsellik, toplum tarafından çok zor bir hale getiriliyor. İlk gece ile ilgili olarak kızların kafalarında bazı korkular oluyor. Acı çekmek, ağrı duymak, kanama ya da kanamama gibi. Bu şartlarda sağlıklı bir ilişki zaten beklenmiyor. Eğer erkek de ilk gece kızın korkularını fark etmeyip zorlarsa o zaman durum daha da travmatik olabiliyor. Fakat ilk gece kız ve erkek rahat olur, erkek eşini rahatlatır ve gevşetirse, yeterli ön sevişme yapılırsa acı, ağrı ve kanama da olmayabiliyor. Acıyı, ağrıyı ve kanamayı yaratan şey, ilişki sırasında kadının kendini kasması erkeğin de zorlaması oluyor” diyor. İşte Psikolog Gülüm Bacanak’tan bekâret ile ilgili çarpıcı açıklamalar!

Günümüzde çoğu kadın ilk ilişkide kan gelmemesinden şikâyetçi. Bu durumun sebebi de psikolojik mi? Yani kadınların cinsellik konusunda rahatlamasıyla ilişkili olabilir mi?

Kan gelmemesi şikâyetçi olunacak bir durum değil aslında; ancak toplumda öyle bir beklenti var. Genç kızlarımız daha önce hiçbir cinsel temasta bulunmadığı halde ilk ilişkide kan gelmediğinde kendinden şüphe etmeye başlıyor ve bu onların psikolojisini de bozuyor. Ayrıca ne yazık ki erkeklerimizde de kan görme beklentisi çok fazla.

Bekâret korkusu kadınları farklı şeylere itiyor Bekâret tabusu kadının cinsel hayatını nasıl etkiliyor?

Bekâret bir damla kanla ölçülebilen bir şey değil. Bekâret aslında kişinin beyninde. Tabii ki “Herkes önüne gelenle birlikte olsun, toplum kurallarını hiçe sayarak cinselliği yaşasın” demiyoruz; ancak toplumun erkeğe, sınırsız cinsel özgürlük sağlarken, kadının cinselliğini bastırıp kısıtlaması da ileride kadının evlilik hayatında cinsellikten hiçbir zaman zevk alamamasına neden olabiliyor.

Bugüne kadar bekâret hakkında bilinenler yanlış mı?
Zaten aslında yüzyıllardır var olan bir gerçek var. Halk arasında söylenenler, her zaman doğru olmayabiliyor. Bu konuda tabii ki kadın doğum uzmanları daha ayrıntılı bilgi sahibi ve bizim görüşlerimize katılmayabilirler, ancak herkesin kabul ettiği bir gerçek var; aslında kızlık zarı doğuştan delik. Kızlık zarı bir perde gibi vajina ağzını kapatıyor ve ilk ilişkide yırtılacak, delinecek, patlayacak sanılıyor. Hatta ilk ilişkide kızlık zarından patlama sesi geleceğini düşünen ve bu yüzden ilişkiden korkan danışanlarımız bile oluyor. Oysa kızlık zarının ortasında âdet kanının aktığı bir açıklık bulunuyor yani orası tamamen kapalı değil; her kadın da âdet gördüğüne göre demek ki kızlık zarı toplumun zannettiği gibi bir yapı değil.

Farklı bakış…

Kadın Doğum Uzmanı Dr. Hüseyin Kösoğlu ise kızlık zarı ile ilgili şunları söylüyor: 11-12 çeşit kızlık zarı tipi bulunuyor.

İlk ilişkide mutlaka kan gelmesi zorunlu değil, çünkü dış genital organlarla, iç genital organlar farklı yapılardan oluşuyor.

Cinsel temasla birlikte kızlık zarı bazen eriyebiliyor ve bu durumda kan gelmiyor.

Kızlık zarının bulunduğu bölgede doku parçası varsa cinsel organ içeri girerken zar yırtılabiliyor, bu durumda kan gelebiliyor.

Kan gelme durumu genelde cinsel ilişkide yaşanan psikolojik rahatlıkla ilgili değil, kızlık zarının yapısıyla ilgili bir durum.

Avandia Diyabet Hapı

Diyabet hastalarının en fazla kullandığı haplardan birisi Avandia isimli hap idi. Son araştırmalar sonucunda Avandia diabet hapının kalp krizi geçirme riskini çok fazla artırdığı belirlendi. Bu nedenle ilaç Avrupa’da ve Türkiye’de yasaklanıp toplatılmaya başlandı.

Avrupa İlaç Kurumu hastaları Avandia için uyardı. Avrupa İlaç Kurumu, ilacın hastalarda kalp krizi ve inme gibi yan etkilere neden olabileceği sonucuna vardı.

Dev ilaç şirketi GlaxoSmithKline tarafından 1999′da piyasaya sürülen ilacı, son on yılda en az 2 milyon kişinin kullandığı tahmin ediliyor. İngiltere’de ise kalp rahatsızlıklarına yol açabileceği yolunda kaygılar bulunduğu halde, 100 binden fazla hastanın bu ilacı kullandığı belirtiliyor.

Sağlık riskleri

Guardian gazetesine göre ilacın kalp krizleri ya da inmeyle bağlantısına ilişkin kanıtlar 2007′den bu yana ortaya çıkmaktaydı. Gazete, şirketin ilacın güvenli olduğunu savunduğunu, ama geçen Temmuz ayında ABD’de açılan 10 bin davayı uzlaşma yoluyla sonuca bağlamak için 460 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul ettiğini aktarıyor.

Avrupa İlaç Kurumu’nun sözcüsü de hastalara çağrıda bulunarak hekimleriyle durumu gözden geçirmelerini ve alternatif ilaç talep etmelerini önerdi.

Avandia, başlangıçta kalp sorunları bulunan hastalar için riskler içerdiği uyarısıyla piyasaya sürülmüştü. Ancak bu uyarı, daha sonra diğer kalp sorunlarını da kapsayacak şekilde genişletildi.

TÜRKİYE’DE DE YASAKLANDI

Sağlık Bakanlığı şeker hastalarının kullandığı Avandia’yı yasakladıklarını açıkladı

Sağlık programlarını takip eden herkes az çok Doktor Mehmet Öz’ü tanır. Dr. Mehmet Öz, nasıl sağlıklı yaşanır, Sağlıklı olmak için ne yapılmalı, Kanserden nasıl korunabilir ? gibi sorulara cevap vermeye çalışıyor. Basit püf noktaları ile yaşam kalitemizi birazda olsa artırıyor diyebiliriz.

Terziler kendi söküğünü dikemezmiş hesabı Dr. Mehmet Öz kansere yakalandı. Henüz Dr. Mehmet Öz’den bir açıklama gelmiş olmasada neredeyse tüm haberlere konu oldu. İlgili haberlere göz atarsak:

People dergisi, sağlıklı yaşam gurusu olarak tanınan Mehmet Öz’ün 50′nci yaşgününde check-up yaptırdığını ve bunun neticesinde bağırsağında bir kitleye rastlandığını duyurdu.l ”People dergisi, Mehmet Öz’ün büyük bir olasılıkla kanser olduğunu ancak kesin teşhisin yapılacak detaylı tetkikler neticesinde konulacağını duyurdu.

People dergisine konuşan Mehmet Öz, “Benim için sarsıcı oldu. Herşeyi doğru yaptım. Ailemde kanser geçmişi yok.i Ama yine de risk altındayım” dedi.

Mehmet Öz ayrıca, çok gergin olduğunu belirterek, neden böyle birşeyin başına geldiğini sorguladığını da ifade etti. okumaya devam edin…

Kapat