Komutan.NET | İnternetin Komutanı, Güncel Haberler, Eğitim, Sağlık, Wordpress

             Komutan, Güncel Haberler, Tatil, Diziler, Teknoloji ve daha fazlası

"Aşk – Sevgi" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

Kadın ve Erkek arasındaki Aşk her daim olmuştur ve olacaktır. Bazı yazarlar bu durumu son derece etkili anlatabilmeyi başarabilmiştir. Bazıları kadını yüzeltmiş, bazıları erkeği devleştirmiştir. Bu ikisi arasında ince çizgiyi koruma her zaman çok zor olmuştur.

Her zaman istediğin eş adayı nasıl olmalı soruları sorulur. Muzaffer Alper bu soruya çok güzel cevap vermiş ve nerdeyse ideal kadının tanımını yapmış. İşte “Bir Kadının Erkeği Olmak İstedim.” yazısı.

Bir Kadının Erkeği Olmak İstedim.

Bir kadının erkeği olmak istemiştim, ömür boyu.

Ama öyle sıradan bir kadının değil,
Özel bir kadının erkeği olmak.
Sadece güzellikle işim olmaz,
Ön yargılarla da.

Kim demiş ki
Erkekler aptal kadın ister diye,
Ben çok zeki bir kadının
Erkeği olmak istedim,

O kadar zeki olsun ki hem,
Neyi niçin yaptığımı da
O kendiliğinden anlasın istedim,
“Vallahi billahi” ile başlayan
açıklamalar yapmak zorunda
Kalmayacağım bir kadının
Erkeği olmak istedim

O kadar zeki olsun ki
Benimle oynadığı oyunlarda
beni yensin istedim.

Bazı kadınlar anlatırlar ya
Tavlada eşlerini nasıl yendiklerini,
işte o da güzeldir ama,
Tavla zar işi…

Ben öyle bir kadın istedimki
Satranç tahtasını bana dar etsin,
Fillerimi, atlarımı
Önüne katıp kovalasın istedim,

Beni o kadın mat etsin istedim…

Ben öyle özel bir kadın istedim ki,
Sığınmasın,
Ağlaşmasın,
Benden minnet beklemesin,
Hepsini söke söke
kendi yapsın istedim,

Kim demiş ki,
Erkekler sığınacakları bir kadın istemez,
Ben omzunda ağlayacağım bir kadın istedim.
Ama beni buna pişman etmeyecek,
O göz yaşlarının zayıflık değil,
Duygu seli olduğunu bilen
ve “Göz yaşına kurban olurum senin”
diyebilecek bir kadının
Erkeği olmak istedim. okumaya devam edin…

Aşk acısı çekiyorsanız yada karşılıksız bir sevdaya düşmüş iseniz kurtulmanız imkansız değildir. Sadece biraz çaba sarfetmeniz gerekir. Gercekten işe yarıyor uygulayın derim**

Aşk & Ayrılık Acısı

1. Kesinlikle içinizde geri dönermi dönmezmi şeklinde bir umut bırakmamanız, kararlarınızı ona bırakmamanız ve onun düşüncesi ne olursa olsun kendi kararınızı uygulamanız gerekir.

2. Artık ondan vazgeçtikten sonra ona karşı hayranlık yada nefret duyguları beslememeniz gerekir. Özellikle de bir sebepten ayrıldığınız yada sizi reddeden birine karşı nefret besleyebilirsiniz; fakat nefretiniz onu unutmanızı zorlaştıracaktır.

3. Size onu hatırlatacak duygu yüklü şarkılardan kaçınmalısınız. Bu çok önemlidir. Bu şarkıları dinlemeye devam ederseniz bu yazıyı hiç okumayın daha iyi.
“Çoktan unuturdum seni çoktan
Ah bu şarkıların gözü kör olsun”

4. Eğer mümkünse ondan ve çevresinden uzaklaşmanız yararınıza olacaktır.
Eğer uzaklaşmak mümkün değilse, onunla konuşmayacağım veya görmemezlikten geleceğim diye kendinizi kasmanız bir işe yaramayacağı gibi, tam ters sonuçlar da alabilirsiniz. Onu görmekten ve onunla konuşmaktan kaçınmak yerine ona herhangi biriymiş gibi davranmak en mantıklı davranış olacaktır.

5. Mümkünse ona olan sevginizi hiç dile getirmemeniz, özellikle üçüncü şahıslardan ve hatta kendinizden bile saklamanız yararınıza olur.

6. Kendinizi yeniden aşık olmak için zorlamayın. Bana göre en çok yapılan hata budur. Birini unutmak adına kendinize yapay bir aşk elde edebilirsiniz ve durumunuzun daha da karmaşıklaşmasına neden olabilir.

7. Son olarak “ben hiç bir zaman onu unutamayacağım” şeklinde sıradan insan düşüncesine kendinizi kaptırmayın. Mutlaka unutacaksınızdır. Bir çok kişi unutamam sanmış ama unutmuştur.

“Bir rüyadır gelir geçer, her aşk bir gün hayal olur
unutulmaz denen günler, unutulur unutulur…”


Fırtınalı başlayan aşklar kasırgayla sona erebilir. Onunla yaşadığınız unutulmaz anlar sizin için bir kabusa dönüşebilir. Bu durumda yaşanan güzelliklerin ardından herşeyin bittiğine inanmak elbette ki çok zor. Fakat bu zor dönemi aşmanın da yolları var. Yeter ki kendinizi iyi hissetmekten alıkoymayın. Unutmayın kendinizi harap ederek hiçbir yere varamazsınız.

Uzmanlar, bu zor dönemi en iyi şekilde atlatmanız için şunları öneriyor;

1- Sosyal yaşamdan kopmayın. Bu dönemde yalnız kalmak isteyebilirsiniz, ancak yalnızlık, kendinizi iyi hissetmenizi sağlamayacak, sizi daha çok yıpratacaktır.

2- Aileniz ve arkadaşlarınızla daha çok zaman geçirin, belki de onları uzun zamandır ihmal ediyordunuz.

3- Onunla beraberken yapmak isteyip de yapamadığınız şeyleri yapın.

4- Size, onu hatırlatacak şeyleri ortadan kaldırın.

5- İmkanınız varsa, kendinize yakın hissettiğiniz biriyle küçük bir tatil yapın, kafanızı toplamanız için faydalı olur.

6- Küçük şeylerden zevk almaya çalışın, mutlu olmak sizin elinizde.

7- Güçlü olun ve onun sizi hak etmediğini düşünün.

8- Tüm bunların ardından, kendinizi asla yeniden aşık olmaya zorlamayın.

9- Sizi en mutlu eden şeyleri yeniden düşünün, o olmadan önce neler yapardınız şöyle bir sayın.

10- Tüm bunlara rağmen içinde bulunduğunuz zor durumdan kendinizi bir türlü kurtaramıyorsanız, mutlaka bir psikologa başvurmalısınız. okumaya devam edin…

Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız.

“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

Beğenen sahip olmak ister… okumaya devam edin…

Burçların kişiler üzerinde etkisi sürekli tartışılan bir konudur. Hatta evliliklerini burçlara bakarak ayarlayanlar bile yok değil. İlişkide birşeyler ters gittiğinde yada herhangi bir şey olduğunda bunu hemen burçlar ile yorumlarlar. Özellikle hanımların burçlara olan ilgisi erkeklerden çok daha fazladır.

Aşağıdaki tablodan burçlara göre aşk uyumuna bakabilirsiniz. Hangi burcun hangi burçlar ne derece bir ilişki yaşayabileceği açık ve net olarak belirtilmiş. Resme tıklayarak tam boyutta resme bakabilirsiniz.

Burç Uyum Tablosu

DİĞER BURÇLARLA AŞK İLİŞKİNİZİN TABLOSUBURÇLARIN BİRBİRİ İLE OLAN UYUMU

Koç ile Koç çok iyi dost olurlar. Aşkları bir şova dönüşür.
Koç kadını İkizler erkeğinin tüm hatalarını affeder.
Koç kadını Boğa erkeği nadir ve başarısız. okumaya devam edin…

Kapat